21 Temmuz 2013 Pazar
Nazi Almanyası'nın Gizli Lideri : Joseph Goebbels
Hitler'in ardından sayısız kitap yazıldı. Araştırmalar yapıldı. Siyasi hayatından önceki dönem incelenip onun dünya tarihine yön veren korkunç kararları anlaşılmaya çalışıldı. Hala 2. Dünya Savaşı ve Nazi Almanyası anlaşılmaya çalışılırken yapılan en büyük yanlışlardan biri de bu. Bütün olanları sadece Hitler üzerinden açıklamaya çalışmak. Bütün olan bitenin sadece Hitler'in hasta ruhlu bir birey olmasından kaynaklandığını ortaya koymak aslında sadece Nazi dönemine yönelik bir davranış biçimi değil. Günümüzde bile birçok durumda karşımıza çıkan bu tutum sosyal bilimlerin varoluş nedenini de tümden inkar ediyor bir bakıma.
Nazi dönemine yönelik olarak yapılan ciddi belgesel çalışmaları Goebbels'in de Hitler kadar Nazi Almanyasında etkili ve güçlü bir birey olduğunu ortaya koyuyor. Evet Hitler yazımızın başında da belirtildiği gibi yapılan çalışmalarda da yer aldığı üzere siyasete girmeden önce oldukça olumsuz bir hayat hikayesine sahip. Günlük deyişle bir nevi loser yani. Sadece Hitler değil birçok Nasyonal Sosyalist partisi yöneticilerinin de ortak özelliği bu. Genelde Nazi çatısı altında toplanmadan önceki hayatlarında başarısız ve silik tipler olmaları. Bir nevi kaybedenler kulubü yani.
Goebbels'i yakından tanıyalım. Ayağının tekinin ciddi olarak sakat oluşu nedeni ile askerlik yapamamış biri. Kısa boyu ve bedensel engelli oluşunun onun sosyal hayatını tam olarak ne kadar etkilediğini bilmemiz imkansız olsa da çok da iyimser tahminler de bulunamayacağız. Özellikle Nazi Almanyasında güçlü bir politikacı olduktan sonra Yahudiler hakkında söyledikleri de bu tezimizi güçlü kılıyor.Siyasi hayatı öncesinde teoriye kayan bir profili var. Alman dili ve tarihi okuması da oldukça manidar. Asker ağırlıklı partide teorik yönü ağır basan ender kişilerden biri olarak örgüt içinde hızla yükseliyor. Bu durum ona daha 1933 yılında Propaganda bakanlığının yolunu açıyor. Burda biraz duraklamak lazım. Evet sene henüz 1933 ve günümüzün teknolojik imkanları ile o zamanın koşullarını kıyaslamak bile abest. Ama buna rağmen Goebbels'in Hitleri ikna edip böyle bir bakanlığın önünü açması ve kendisinin bu koltuğa oturması bile onun ne denli zeki biri olduğunun göstergesi. O dönem itibari ile bu işi yapabilmenin tek aracı ise sinema. Goebbels de bakanlığında en önemli siyasi kararları Alman Halkına parti tarafından çekilen propaganda filmleri ile empoze ediyor. Dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir uygulama. Genel olarak Naziler iktidara geldikten savaşı kaybettikleri güne kadar da Goebbels'in bu etkinliği devam ediyor. Üstüne üstelik Hitler'in alacağı önemli kararlarda da etkılı oluyor kendısı. Yani bir nevi Hitler'in başdanışmanı. Bütün bu anlattıklarımız Goebbels'i övdüğümüz anlamına gelmesin . Ortaya koymaya çalıştığımız Nazi Almanyasının sadece Hitlerden ibaret olmadığı. Goebbels'in de o dönem içinde ne kadar etkili olduğunu ortaya koymak istiyoruz. Sonuçta adı geçen dönem milyonlarca sivilin hayatını kaybettiği insanlık tarihinin en büyük acılarının yaşandığı günler.
2. Dünya savaşı devam ettikçe Hitler'in takımındaki güçlü kişilikler teker teker çeşitli sebeplerle partiden ayrılıyorlar. Ama Goebbels savaşın son gününe dek Hitler'in yanında kalmaya devam ediyor. Savaşı kazanmak adına bütün yolları deniyor. Özellikle Hitler siyasi ve askeri kararları alırken bu kararların toplum tarafından desteklenmesi ve halkın moralinin de yüksek tutulması açısında radyo ve sinema gibi kitle iletişim araçlarını sonuna dek kullanıyor. Dönem yaşananlarla ve sonuçları ile kötü izler bıraksa da Goebbels aslında dünya siyasi tarihinin geleceği için bir model oluşturuyor. Kitlelerin nasıl etkileneceği ve kontrol altında tutulup yönlendirileceği hususunda bir ilk yaptıkları ile. Daha sonra seçim kampanyalarından , savaş için meclisten yetki almaya değin birçok siyasi eylem de bu uygulamalar karşımıza çıkacak Dünya Siyasi tarihinde.
''Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız insanlar ona o kadar fazla inanırlar. Hıristiyanlığın bu kadar etkili olmasının sebebi 2000 yıldır aynı şeyi söylüyor olması." sözünün sahibi de bizzat kendisi.
Son olarak bilmeyenler için ölümünden de bahsedelim.Savaşın son günlerine değin Hitler'in yanında kalıyor.Hitler'in intihar etmesinin ardından bir günlüğüne Şansölye oluyor. Sonrasında da karısı altı çocuğunu zehirleyerek öldürüyor. Ardından da Goebbels önce karısını sonra da kendisini vuruyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder